Türk Dili ve Edebiyatı Çalışma Rehberi
Kısa Cevaplı Sorular
Aşağıdaki soruları, kaynak metindeki bilgilere dayanarak 2-3 cümle ile yanıtlayınız.
- Türk edebiyatının dönemlere ayrılmasında etkili olan ölçütler nelerdir?
- İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı’nın Sözlü Dönem’inin genel özelliklerini (ölçü, nazım birimi, dil, konu) açıklayınız.
- Koşuk, Koşma ve Gazel nazım biçimlerini konu ve edebi dönem bakımından karşılaştırınız.
- Divan edebiyatının temel özelliklerinden beş tanesini sıralayınız.
- Masal türünün yapı planını (bölümlerini) ve bu bölümlerin işlevlerini kısaca açıklayınız.
- “Saf (Öz) Şiir” anlayışının temel ilkeleri nelerdir ve Türk edebiyatındaki öncüleri kimlerdir?
- Belirtili İsim Tamlaması ile Belirtisiz İsim Tamlaması arasındaki temel farkı ekler üzerinden açıklayınız ve her birine birer örnek veriniz.
- Halk hikayelerini destanlardan ayıran temel yönler nelerdir?
- Niteleme sıfatı ile belirtme sıfatı arasındaki farkı açıklayınız ve bir varlığı hem niteleyen hem de belirten bir sıfat tamlaması örneği yazınız.
- Türk destanlarında sıkça karşılaşılan “kurt (gökbörü)” ve “at” motiflerinin taşıdığı sembolik anlamları belirtiniz.
——————————————————————————–
Kısa Cevaplı Sorular – Cevap Anahtarı
- Türk edebiyatının dönemlere ayrılmasında dil anlayışı, coğrafyanın değişmesi, kültürel farklılaşma, din değişikliği ve sanat anlayışı gibi ölçütler etkili olmuştur. Türk boylarının farklı coğrafyalara dağılarak ayrı devletler kurması ve farklı medeniyetlerden etkilenmesi, bu çeşitliliğin en önemli sebebidir.
- İslamiyet Öncesi Sözlü Dönem’de şiirler milli ölçü olan hece ölçüsüyle yazılmış, nazım birimi olarak dörtlük ve genellikle yarım uyak kullanılmıştır. Yabancı etkilerden uzak olduğu için dil saf Türkçedir ve şiirlerde doğa, kahramanlık, ölüm, aşk gibi konular işlenmiştir. Şiirler “ozan, kam, baksı, şaman” gibi kişilerce kopuz eşliğinde söylenirdi.
- Koşuk, İslamiyet öncesi dönemde aşk, yiğitlik, doğa gibi konuları işler. Koşma, Halk edebiyatında koşuğun devamı niteliğinde olup aynı konuları işler. Gazel ise Divan edebiyatında koşma ve koşuğun karşılığı olarak kabul edilir ve aşk, kadın, şarap gibi lirik konuları işler.
- Divan edebiyatının temel özellikleri arasında; nazım biriminin genellikle beyit olması, aruz ölçüsünün kullanılması, dilinin Arapça-Farsça kelimelerle yüklü ve sanatlı olması, “sanat için sanat” anlayışının benimsenmesi ve soyut konuların (aşk, sevgili, din, kadercilik) işlenmesi yer alır. Ayrıca, konu bütünlüğü yerine parça güzelliği esastır.
- Masal planı; döşeme, serim, düğüm, çözüm ve dilek bölümlerinden oluşur. Döşeme, dinleyicinin ilgisini çeken tekerleme bölümüdür. Serim‘de kişiler tanıtılır ve olaya giriş yapılır. Düğüm‘de olaylar gelişir, çatışma ortaya konur. Çözüm‘de çatışma iyilerin kazanmasıyla son bulur ve Dilek bölümünde iyi dilekler içeren kalıplaşmış sözlerle masal biter.
- “Saf (Öz) Şiir” anlayışında amaç, sanat değeri yüksek şiir yazmaktır; bu nedenle “sanat için sanat” ilkesi benimsenmiştir. Bu anlayışta şiir, soylu bir sanat kabul edilir; sese, musikiye, imgeye ve biçim mükemmelliğine önem verilir. Türk edebiyatındaki mimarları Yahya Kemal Beyatlı ve Ahmet Haşim’dir.
- Temel fark, tamlayan ve tamlanan eklerinin kullanımındadır. Belirtili İsim Tamlaması’nda hem tamlayan (-ın, -in) hem de tamlanan (iyelik eki) ek alırken (“rüzgârın şiddeti“), Belirtisiz İsim Tamlaması’nda sadece tamlanan ek alır, tamlayan ek almaz (“sınav sonuçları“).
- Halk hikayelerinde tarihi bir olayın olması şart değildir ve nazım-nesir karışıktır. Destanlara göre olağanüstülükler daha sınırlıdır, gerçekçiliğe daha yakındır ve kahramanlıktan çok aşk maceralarına yer verilir. Ayrıca, halk hikayelerinin “tekerleme” gibi kendine özgü anlatım kalıpları bulunur.
- Niteleme sıfatları, varlıkların durumunu, rengini, biçimini bildirir ve isme sorulan “Nasıl?” sorusuna cevap verir (“eski kitap”). Belirtme sıfatları ise varlıkları işaret, sayı, belgisizlik veya soru yoluyla belirtir (“bu kitap”, “üç kitap”). Bir varlığı hem niteleyip hem belirten örnek: “Bu eski kitabı bana dedem vermişti.”
- Türk destanlarında “kurt (gökbörü)”, Türk’ün hayat ve savaş gücünün bir simgesidir; bazen yol gösterici, bazen de soyun türediği kutsal bir varlık olarak belirir. “At” ise göçebe kültürünün vazgeçilmezi olarak kahramanın en yakın dostu ve yardımcısıdır; sahibini korur, ona yol gösterir ve tehlikelere karşı uyarır. Kaşgarlı Mahmut’a göre at, “Türklerin kanadıdır”.
——————————————————————————–
Kompozisyon Soruları
Aşağıdaki soruları, kaynak metindeki bilgileri kullanarak detaylı bir şekilde tartışınız.
- Türk edebiyatının üç ana dönemi olan İslamiyet Öncesi, İslamiyet Etkisinde Gelişen ve Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı’nı; dil, sanat anlayışı, kullanılan nazım biçimleri ve işlenen temalar açısından karşılaştırarak analiz ediniz.
- Divan şiiri ve Halk şiiri geleneklerini; hitap ettikleri kitle, dil ve üslup, nazım birimi, ölçü ve konu seçimi gibi temel unsurlar üzerinden karşılaştırınız. Her iki geleneğin de İslamiyet öncesi Türk şiirinden hangi yönleriyle ayrıldığını ve hangi yönleriyle benzerlik gösterdiğini tartışınız.
- Tanzimat Dönemi Türk şiirini kendi içinde (I. ve II. Dönem) karşılaştırarak, “sanat toplum içindir” ve “sanat sanat içindir” anlayışlarının şiire nasıl yansıdığını; dil, konu ve biçimdeki değişimler üzerinden örneklerle açıklayınız.
- Şiirde ahengi sağlayan unsurları (ölçü, uyak, redif, aliterasyon, asonans vb.) tanımlayınız. Hece ölçüsü ve aruz ölçüsünün Türk şiirindeki kullanımını ve özelliklerini, hangi edebi geleneklerde baskın olduklarını belirterek açıklayınız.
- Destan, halk hikayesi ve mesnevi türlerini olay anlatımına dayalı metinler olmaları bağlamında karşılaştırınız. Bu üç türün nazım-nesir kullanımı, olağanüstülük unsurları, dil ve üslup özellikleri ile destandan modern hikayeye geçişteki rollerini tartışınız.
——————————————————————————–
Temel Kavramlar Sözlüğü
| Kavram | Tanım |
| Adlaşmış Sıfat | Niteleme sıfatının önündeki ismin düşüp sıfatın, nitelediği ismin yerine geçecek şekilde kullanılmasıdır. |
| Ahenk | Edebî metinlerde kelimelerin sıralanışından veya birbirleriyle ilişkisinden doğan ve kulağa hoş gelen ses düzeni. |
| Ağıt | Bir kişinin ölümünden duyulan acının ifade edildiği, belli bir ezgiyle söylenen şiir. İslamiyet öncesi karşılığı “sagu”, Divan edebiyatındaki karşılığı “mersiye”dir. |
| Aliterasyon | Dizelerde, ünsüz seslerin art arda tekrar edilmesiyle elde edilen ahenk unsuru. |
| Alp Tipi | Türk destanlarında görülen kahraman, yiğit, cesur, asil ve kişisel üstünlüğe sahip örnek karakter tipi. |
| Anonim Halk Edebiyatı | Söyleyeni belli olmayan, ağızdan ağıza yayılan, halkın ortak malı olan ürünlerin oluşturduğu edebiyat. |
| Aruz Ölçüsü | Hecelerin kısalığı ve uzunluğu sırasına göre düzenlenmiş kalıplardan kurulu şiir ölçüsü. Divan şiirinde kullanılmıştır. |
| Asonans | Dizelerde, ünlü seslerin art arda tekrar edilmesiyle elde edilen ahenk unsuru. |
| Âşık | Halk arasında yetişen, genellikle saz eşliğinde şiir söyleyen saz şairi. |
| Âşık Tarzı Halk Şiiri | Âşık adı verilen saz şairlerinin, İslamiyet öncesi şiir geleneğinin devamı şeklinde oluşturdukları şiir anlayışı. |
| Beyit | İki dizeden oluşan nazım birimi. Divan şiirinde yaygın olarak kullanılmıştır. |
| Cönk | Âşıkların şiirlerini topladıkları defterlere verilen ad. |
| Çağrışım | Bir kelimenin veya ifadenin, kişinin zihninde uyandırdığı duygular veya düşünceler bütünü. |
| Çatıșma | Hikâyede karşıt duygu, düşünce ve isteklerin bir arada sergilenmesiyle ortaya çıkan durum. |
| Destan | Milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış bir kahramanın veya tarih olayının, milletin hayal gücünde zenginleştirilmiş uzun manzum hikâyeleri. |
| Divan | Divan şairlerinin şiirlerini bir araya getirip topladıkları kitaplara verilen ad. |
| Divan Edebiyatı | Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra 13-19. yüzyıllar arasında oluşturdukları, Saray Edebiyatı veya Klasik Edebiyat olarak da bilinen edebi dönem. |
| Döşeme | Masalların başında yer alan, dinleyicinin ilgisini çekme amacı taşıyan tekerleme bölümü. |
| Fabl | Sonunda ders verme amacı güden, kahramanları genellikle hayvanlar olan, güldüren ve düşündüren manzum öyküler. |
| Gazel | Divan edebiyatında aşk, kadın, şarap gibi lirik konuların işlendiği, 5-15 beyit arasında değişen nazım biçimi. |
| Güzelleme | Halk şiirinde aşk, hasret, ayrılık, doğa sevgisi gibi lirik konuları işleyen koşma türü. |
| Halk Hikâyesi | Destan geleneğinden doğmuş, âşıklar tarafından nazım-nesir karışık bir şekilde anlatılan, masal ve destan özellikleri gösteren hikâyeler. |
| Hamse | Bir şairin beş mesnevisinin bir araya gelmesiyle oluşan yapıt. |
| Hece Ölçüsü | Dizelerdeki hece sayılarının eşit olması kuralına dayanan ve Türklerin milli ölçüsü kabul edilen ölçü. |
| Hicviye | Bir kimseyi yermek ya da toplumun bozuk yönlerini eleştirmek amacıyla yazılan şiir. Halk edebiyatındaki karşılığı “taşlama”dır. |
| İmge | Şairin dış dünyadan aldığı izlenimleri, kendi duygu ve düşünceleriyle birleştirerek zihninde oluşturduğu yeni ve özgün görüntü. |
| Kaside | Genellikle din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan, 33-99 beyit arasında değişen Divan şiiri nazım biçimi. |
| Koçaklama | Coşkun ve yiğitçe bir üslupla savaş ve dövüşleri anlatan halk şiiri türü. |
| Koşma | Halk edebiyatının en yaygın nazım şekli, 11’li hece ölçüsüyle söylenen, aşk, doğa, yiğitlik gibi konuları işleyen şiir. |
| Koşuk | İslamiyet öncesi Türk şiirinde “sığır” ve “şölen” adı verilen törenlerde söylenen, aşk, doğa, kahramanlık temalı lirik şiirler. |
| Kurmaca | Gerçekliğin yazar tarafından yeniden kurgulanarak, hayal gücüyle zenginleştirilerek anlatıldığı edebi metinlerin özelliği. |
| Mahlas | Divan şairlerinin şiirlerinde, genellikle son beyitte kullandığı takma ad. |
| Masal | Genellikle halkın yarattığı, olağanüstü kişilerin başından geçen olağandışı olayları anlatan, hayal ürünü, sözlü edebiyat ürünü. |
| Mersiye | Ölen kişilerin ardından söylenen yas şiirleri. Divan edebiyatındaki karşılığıdır. |
| Mesnevi | Her beytinin dizeleri kendi arasında uyaklı (aa, bb, cc), aruzun kısa kalıplarıyla yazılan, olay anlatan uzun nazım biçimi. |
| Motif | Bir eserde yazar veya anlatıcı tarafından bilinçli olarak tekrarlanarak kurguyu güçlendiren öge. |
| Nazım Biçimi (Şekli) | Bir şiirin kafiye örgüsü, nazım birimi ve ölçüsüne göre kazandığı dış özelliğin adı. (Koşma, Gazel, Sone vb.) |
| Nazım Türü | Bir şiirin işlediği içeriğe (konu, tema) göre aldığı isim. (Güzelleme, Hicviye, Mersiye vb.) |
| Ozan | İslamiyet öncesi Türk toplumunda kopuz eşliğinde şiir söyleyen şairlere verilen ad (kam, baksı, şaman da denir). |
| Redif | Mısra sonlarında yazılışları, okunuşları, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, kelime ve kelime gruplarının tekrar edilmesi. |
| Saf (Öz) Şiir | “Sanat için sanat” anlayışıyla, estetik kaygıyı ön planda tutan, sese, musikiye ve imgeye önem veren şiir anlayışı. |
| Sagu | İslamiyet öncesinde “yuğ” adı verilen cenaze törenlerinde söylenen ölüm temalı şiirler. |
| Sav | İslamiyet öncesi Sözlü Dönem’de günümüzdeki atasözlerinin karşılığı olan kısa, özlü sözler. |
| Söyleyici | Şiirde konuşan, şairin sesini ve söyleyişini emanet ettiği kurgusal kişi ya da varlık. |
| Tapşırma | Halk şairlerinin (âşıkların) şiirin son dörtlüğünde takma adını (mahlasını) söylemesi. |
| Taç Beyit | Kasidede şairin mahlasının bulunduğu beyit. |
| Taşlama | Bir kimseyi veya toplumun aksayan yönlerini eleştirmek amacıyla yazılan halk şiiri türü. |
| Tema | Şiirde dile getirilen, eserin merkezinde yer alan temel duygu, düşünce ve hayal. |
| Tip | Benzer özellikleriyle birçok eserde karşımıza çıkan, toplumun inandığı temel değerleri temsil eden karakter. |
| Türkü | Kendine özgü bir ezgi ile söylenen, bent ve kavuştak (nakarat) bölümlerinden oluşan anonim halk şiiri nazım biçimi. |
| Uyak (Kafiye) | Mısra sonlarındaki yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı kelime veya eklerin benzerliği. |
| Üslup (Biçem) | Bir yazarın düşüncelerini ve duygularını ifade etmek için kullandığı dil ve anlatım tarzı; yazarın dili kullanma şekli. |
| Varyant | Sözlü edebiyatta bir metnin (masal, destan, türkü vb.) aslına göre farklılık gösteren benzer şekilleri. |
| Yuğ | İslamiyet öncesi Türklerde ölen bir kişinin ardından düzenlenen cenaze töreni. |
| Zincirleme İsim Tamlaması | İkiden fazla ismin birbirini tamlayarak oluşturduğu, tamlayanı veya tamlananı (ya da her ikisi) kendi içinde bir isim tamlaması olan tamlama türü. |