DENEME

DENEME 

Yazarın özgürce seçtiği herhangi bir konu üzerinde kesin sonuçlara gitmeden, kendi görüş ve ve düşüncelerini kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi serbestçe anlattığı yazılara  deneme denir. Deneme “Ben’in dünyasıdır.” Nurullah Ataç

“Deneme” kavramı ilk kez 16. yüzyılda Fransız ünlü deneme ustası ve deneme türünün kurucusu Montaigne tarafından kullanılmıştır. Montaigne’nin kitabının ön sözünde; Bu kitapta size asla bir şey kanıtlama iddiam yoktur. Elimden geldiğince size beni anlattım. Bana hak vermenizi ya da yargılamanızı istemiyorum.” sözleri ile “Herkes önüne bakar, ben içime ba­karım: Benim işim yalnız kendimledir. Hep kendimi gözden geçiririm, kendimi yoklarım, kendimi tadarım.

  • Deneme, gazete ve dergi yazısıdır.
  • Denemeler, aşk, ölüm, sanat, doğa, dostluk, iyilik, güzellik, yalnızlık, ahlak gibi gibi her konuda yazılabilir. Kısacası yaşam içindeki her şey denemenin konusu olabilir.
  • Denemede yazarın temel amacı bilgi vermek değil kendini anlatmaktır. Denemelerde hâkim olan unsur ise insanın bizzat kendisidir.
  • Düşündürmek, denemenin en önemli özelliği sayılır.
  • Deneme yazarı bir sonuca varmak zorunda değildir.
  • Denemede konudan ziyade anlatım ön plandadır.
  • Denemeler; içten, doğal, samimi bir havada yazılır.
  • Denemede dili doğru, güzel ve etkili kullanmak önemlidir.
  • Denemede öne sürülen düşünceyi kanıtlama amacı yoktur. Yazar, kesin kurallara varmayı amaçlamaz.
  • Üslupta özgünlük başarılı bir deneme için ilk koşuldur.
  • Deneme, rahat okunan bir düşünce yazısı olarak ön plana çıkar.
  • Deneme yazarı kendi duygu ve düşüncelerinin dışında başkalarının duygu ve düşüncelerine de saygı duyar.
  • Makale gibi düşünsel bir planla yazılan deneme türü makaleye oranla daha kısa yazılardan oluşur.
  • Denemeler, zengin bir kültür birikiminin sonucu ortaya çıkan yazılardır.
  • Denemede, halkın günlük ortak kullandığı dilin düşünce diline dönüştürülmesi esastır.
  • Düşünsel yanı ön plana çıkan denemede konu farklı açılardan farklı yaklaşımlarla izlenir.
  • Denemelerde güncel olaylara yer verilmediği için fıkradan ayrılır.
  • Denemeler uzun ömürlü yazılardır.
  • Deneme yazarı, sıradan insanların baktığı şeyi gören onların göremediği ve dikkatinden kaçan ayrıntıları, incelikleri, güzellikleri görebilen, hissedebilen kişidir.
  • Denemeler, öznel yazılardır. Denemede duygu ve düşünceler bilimsel yazılardaki tek düzeyli, resmi anlatımla değil; sanatsal, samimi, renkli, akıcı bir üslupla dile getirilir.
  • Denemede yazar, kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi bir anlatımla yazıları kaleme alır. Nurullah Ataç’ın “Deneme, ben’in ülkesidir. Ben demekten çekinen, her görgüsüne, her görevine ister istemez benliğinden bir parça kattığını kabul etmeyen kişi denemeciliğe özenmesin.” sözü bunu özetler niteliktedir. Denemede bu özellik onu söyleşi türüne yaklaştırır.
  • Denemede düşünce veya tezlerin doğrulama, kanıtlama gibi bir kaygısı bulunmaz. Deneme, makale ve eleştiriden bu yönüyle ayrılır.
  • Deneme yazarlığı, geniş bir bakış açısı, üstün bir edebiyat ve sanat bilgisi, özgün, akıcı bir anlatımı gerektirir.
  • Konular, yazarın kişisel düşünceleri olup deneme yazarı, bu düşünceleri ispat etmeye ya da kesin bir yargıya bağlamak zorunda değildir.
  • Denemeler oldukça rahat okunabilen düşünce yazılarıdır.

 

Kısacası denemede yazarın kişisel duygu, düşünce, istek ve hayalleri ön plandadır. Her ne kadar yazarın etkilendiği başka şeyler de varsa deneme yazarı daha çok kişisel yaşantılardan yola çıkarak yazıları kaleme alır.

 

Deneme ile Makale Farkı

  • Denemede kişisel düşünceler; makalelerde bilgi vermek amaçtır.
  • Denemede düşüncelerin kanıtlanması yoluna gidilmez. Makalede düşüncenin kanıtlanması şarttır.
  • Denemelerde bir sonuca varmak gibi bir amaç söz konusu değilken makalede kesin bir sonuca varmak hedeflenir.
  • Denemede serbest bir üslup, bir konuşma havası hâkimken; makalede resmi ve ağırbaşlı bir üslup egemendir.
  • Denemede dilin doğru ve güzel kullanımı, sanatsallık ve etkileyicilik ön plandayken makalede söz sanatları, mecazlı söyleyişlerden uzak durulur.

Türk Edebiyatında Deneme

 

Divan edebiyatındaki münşeat mecmualarındaki yazılar, bu türün özelliklerini içerse de deneme türü, Türk edebiyatına Tanzimat Dönemi’nde  Batı’nın etkisiyle girmiştir. Tanzimat’la beraber Türk edebiyatında bir süre gazete ve dergilerde “musâhabe” üst başlığı altında deneme türüne benzer yazılar yazılmıştır. Türk edebiyatın­da asıl olarak gazete türüyle beraber ortaya çıkan deneme türü gittikçe önem kazanan bir tür haline gelmiştir.

 

İlk dönemde Ahmet Haşim’in “Bize Göre”, “Gurabhane-i Laklakan”; Cenap Şahabettin’in “Tiryaki Sözleri”, “Evrak-ı Eyyam”; Ahmet Rasim’in “Eşkâl-i Zaman”, Falih Rıfkı Atay’ın “Eski Saat“, “Niçin Kurtulmak”, “İnanç”,Pazar Konuşmaları” eserleri ile Yakup Kadri’yi sayabiliriz.

Servetifünun edebiyatıyla güçlenen deneme türü asıl gelişmesini Cumhuriyet döneminde gerçekleştirir. Cumhuriyetten sonra gelişen deneme türünde eser veren yazarlar arasında Nurullah Ataç, Sabahattin Eyüboğlu, Suut Kemal Yetkin, Ahmet Hamdi Tanpınar, Melih Cevdet Anday ve Mehmet Kaplan’ı gösterebiliriz. Özellikle Nurullah Ataç, Sabahattin Eyuboğlu ve Suut Kemal Yetkin belirgin bir şekilde ön plana çıkarlar. Nurullah Ataç’ın “Karalama Defteri” türünün önemli örneklerini içerir. Ataç, Türk edebiyatının Montaigne’si kabul edilir. Ataç’ın denemelerinde öznelliği, bireyselciliği konuşur gibi yazması Montaigne’yi çağrıştırır.

 

Günümüz edebiyatında deneme türü ile ön plana çıkan kişiler ise Adnan Adıvar, Nurettin Topçu, Vedat Günyol, Cemil Meriç, Salah Birsel, Enis Batur, Nermin Uygur, Mehmet Salihoğlu, Oktay Akbal, Uğur Kökden, Bilge Karasu, Enis Batur, Ferit Edgü, Azra Erhat, Memet Fuat, Küçük İskender gibi sanatçılardır.

 

Dünya Edebiyatında Deneme

 

Dünya edebiyatında deneme türünün ilk örnekleri eski Yunan ve Latin edebiyatlarında görülür. Sohbetler (Epiktetos),  Diyaloglar (Eflatun) eserleri deneme türünde ilk önemli örneklerdir. Günümüz anlamında denemenin kurucusu şüphesiz ki Ünlü Fransız denemeci Micheil Montaigne’dir. Montaigne, Rönesansla birlikte oluşan dünya görüşünü temsil eder. Soylular sınıfının yerini burjuvaziye bıraktığı, özgürlük ve kişisellik kavramlarının öne çıktığı bir çağda kendi düşünce dünyasıyla ilgili denemeler kaleme alır. Yalnızlık, dostluk, okumak, eğitim başta olmak üzere birçok konuda eserler kaleme alan Montaigne; denemelerinde yalın, akıcı ve içten bir anlatımı yeğler. İngiliz yazar Bacon, İspanyol edebiyatında Miguel Dunamuno, Alman edebiyatında R. Maria Rilke gibi sanatçılar da deneme türüyle öne çıkan kişilerdir.  Yine Voltaire, Roussesau, Joseph Addison, Raplh Waldo Emerson, Henry David, Edgar Allan Poe, Ozkhanov Chaowh, James Thurber, Anatole France diğer önemli temsilciler arasında yer alır.

 

 

 

Yorum yapın